Anasayfa Güncel İHD Ankara Şube İç Anadolu Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporunu Açıkladı

İHD Ankara Şube İç Anadolu Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporunu Açıkladı

Cuma, 03 Kasım 2017 12:28
Yazdır PDF

Syas tutsaklarH.Merkezi: İHD Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu İç Anadolu Bölgesi Hapishanelerine ilişkin hak ihlalleri raporunu açıkladı:

Raporun; Ocak 2017 ile Ekim 2017 tarihleri arasında, Afyon, Amasya, Bolu, Çankırı, Çorum, Çorum İskilip, Eskişehir, Karabük, Kayseri, Kırıkkale, Sincan Kadın, Sincan Çocuk, Tokat Hapishaneleri için yapılan görüşmeler, derneğe yapılan başvurular, diğer şubelere yapılan başvurular, avukat ziyaretleri, tutsaklar tarafından yollanan mektuplar, aileler tarafından yapılan görüşlerin aktarılması sonucunda hazırlandığını dile getiren İHD Ankara Şube Hapishaneler Komisyonu söz konusu raporu kamuoyu ile paylaştı:

 

 AFYON E TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU  

Afyonkarahisar E Tipi Cezaevi'nde bulunan adli hükümlü Hakan Gökcan, ameliyat olduğu sağ kolunu kullanamıyor ve yüzde 49 engelli raporu var. Ancak kalıcı engelli maaşı üç yıldır bağlanmamaktadır.

 

AMASYA E TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU  

11 Temmuz 2017’de Van'da, Mehmet Kaplan, İHD Van şubesinde yaptığı basın toplantısında; oğlunun Amasya  E Tipi Kapalı Cezaevinde olduğunu, yaptığı telefon konuşmasında hastaneye kaldırıldığında, ayağından ayakkabısının çıkarıldığını, bu uygulamayı kabul etmeyince de işkenceye maruz kaldığını aktarmıştır.

15 Ocak 2017’de Elazığ T Tipinde bulunan Ercan Binay’ın mektupla verdiği bilgiye göre; 19 kişi ile Amasya’dan Elazığ’a sürgün edilmiş, cezaevinin girişinde çıplak arama dayatması ile karşılaşmış ve fiziki şiddete uğramışlardır. Yine cezaevi yönetimi mahpuslara ayakta ve tek sıra sayımı dayatmış, kabul etmeyen mahpuslara da fiziki ve sözlü şiddet uygulanmıştır.

 22 Nisan 2017’de Amasya E Tipi Cezaevi’nde, açlık grevine katılan Şahin Tanrıverdi ve Kadri Kaplan isimli mahpusların, açlık grevine başladıkları gün tek kişilik hücreye konuldukları ve eşyalarına gardiyanlar tarafından el konulduğu öğrenilmiştir.  

26 Ağustos’ta, Fesih Tekin adlı mahpusun ağabeyi, şubemizi telefonla arayarak başvuru ve bilgilendirme yapmış ve destek talep etmiştir. Kardeşinin, kendilerine bilgi verilmeden yaklaşık 4-5 gün önce Amasya'dan, Konya Seydişehir'e sevk edildiğini, kardeşinden sağlıklı haber alamadıklarını, görüşe giden bir aileyle haber göndererek eşyalarının kendilerine verilmediği, sularının olmadığını ve hak ihlallerine maruz kaldıklarını aktarmıştır.

Fesih Tekin’in soy isimleri farklı olmakla birlikte Nihat Akdoğan’ın kardeşi olduğunu da belirtmiştir.

 

BOLU F T TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU  

Yasal mevzuata göre, haftalık 10 saatlik sohbet, spor ve kültürel aktiviteler sınırlandırılmıştır. Ayda 3-4 saat sohbet sayısı 1-2 saate, altı kez yapılan spor faaliyeti iki sefere indirilmiştir. Tutukluların telefon görüşmeleri iki hafta da bir kereye düşürülmüştür. Ayda bir kez yapılan genel aramalar ise ayda üç defa yapılmaya başlanmıştır. Kurs ve atölye etkinliklerine son verilmiş, akraba görüşmelerine usul ve form kısıtlamaları getirilmiş, arkadaş görüşleri yaptırılmıyor.  Hava karardıktan sonra kapatılması gereken kapılar mevsime göre erken kapatılarak mahpusların gün ışığından faydalanması engellenmektedir. Bu uygulama ile, akşam karanlığının çökmesine iki saat kala kapıların kapatılması, tecrit içinde tecride dönüşmektedir. Sağlık açısından gerekli olan gün ışığından, mahpusların yeterince yararlanmalarının engellenmesi çeşitli hastalıklara da zemin hazırlamaktadır.  Hastane sevklerinde, dosyaya ve sevk belgelerine “dikkat kaçar, kaçırılır” ibaresi ve “örgüt isimleri” yazılmaktadır.

 Bu uygulama, doktorlar ve sağlık çalışanları üzerinde olumsuz etki yaratmakta, hasta-doktor ilişkisini zedelemekte ve tedavi sürecinde olumsuz bir tutum sergilenmesine neden olmaktadır.  Ağır hasta olan mahpuslar; daha sağlıklı mahpuslar arasında ve acil bir durum karşısında müdahale için daha kalabalık yerlerle bulunmaları gerekirken, 3 ağır hasta aynı hücrede tutulmaktadır. Hasta Mahpuslara verilmesi gereken diyet yemekleri gerektiği şekilde verilmiyor.  

Tutuklu mahpuslar, yargılandıkları dava dosyaları için ifadelerinin SEGBİS yolu ile alındığını, çoğu zaman duruşmalarda ne olup bittiğini anlayamadıklarını belirtmişlerdir.  Mahpusların oda değişim talepleri karşılanmıyor ya da çok geç karşılanıyor.  15 Temmuz 2016’dan sonra idarenin sertleştiği, mahpusların idare ile görüşme taleplerinin kabul edilmediği, infaz koruma memurlarının tutumlarının da sertleştiği, yoğun olmasa da kötü muamele ve hakaretlerin yaşandığı, disiplin cezalarında da artış olduğu ifade edilmiştir.  

Ankara Numune Hastanesine ve Ankara’da yapılan duruşmalar için mahkemelere yapılan sevklerde; Sincan F Tipi Ceza İnfaz Kurumunda işkence ve kötü muameleye uğradıklarına dair iddialar, tutuklu ve hükümlüler tarafından dile getirilmiştir.

 Bolu F Tipinde bulunan Hasta Mahpus Mazlum Alan’nın ailesi 10.08.2017’de derneğimize başvuru yaparak çocuklarının, “Önderliğe yapılan tecrit, milletvekillerinin tutuklanması, şehirlerin yıkılmasına ve kadınlara yapılan zulmü” protesto amacıyla aynı havalandırmayı kullandığı Aydın Engin isimli arkadaşıyla 12 gün önce ölüm orucuna başladıklarını aktarmışlardır. Başvurudan yaklaşık bir hafta sonra iki mahpusun ölüm orucunu sonlandırdıkları, aileleri tarafından derneğimize bildirildi.  

Mahpusların yemek almak için kullandığı metal tencereler, "amaç dışı" kullanıldığı bahanesiyle toplatılmış ve kantinden naylon kaplar almaları istenmiştir. Bu durumun sağlıksız olması biryana, amacın kantinden yapılacak satışla rant elde etmek olduğu belirtilmektedir.  

Abdulvahap Kavak (Hasta Mahpus): Bolu Köroğlu Devlet Hastanesi Göğüs hastalıkları bölümüne muayene için gittiğinde, askerden kelepçeleri açmasını istemiş, askerin “doktor aç derse açarım” demesi üzerine doktora açtırmasını söylemiştir.

 Doktor; “gerek yok” diyerek kelepçenin açılmasını istememiş, muayene için hazırlanması, sırtını açabilmesi için kelepçenin açılmasını istemesine rağmen, doktor kabul etmeyince muayene olamadan geri dönmek zorunda kalmıştır. Bu konuda özellikle Bolu Diş hastanesi doktorlarının, kelepçelerin açılmasını istemediklerini, kelepçeli tedavi dayatıldığı için tedavi olamadan geri döndüklerini aktarmıştır.  

Akif İpek (Hasta Mahpus): Troid hastasıdır, sağlık kurulu raporuna göre ayda bir kontrole götürülürken şu anda 3- 4 ayda bir götürülmektedir. Kendisini zorlayan reflü rahatsızlığı için revir doktoruna kendisini hastaneye sevk etmesini istemesine rağmen sevki yapılmamıştır. Bel ve boynunda bulunan fıtıktan dolayı sağlık kurulu raporuna göre düzenli olarak kontrol altında tutulması gerekmesine rağmen 2-3 yıldır hastaneye götürülmüyor. Kendisi 1 ay önce Bandırma Cezaevine sevk edildi.  Bedri Akın (Hasta Mahpus): Kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, kronik gastrit hastasıdır. Bu hastalıkları nedeniyle diyet yemekleri yemesi gerekirken bu ihtiyacı, olması gerektiği gibi karşılanmamaktadır.  

Cemal Tanhan (Hasta Mahpus): 3 ay önce kan tahlilleri yapılmış, ancak cezaevi idaresi tahlil sonuçları ve belgelerini, varsa ücreti karşılanmak kaydıyla da olsa vermemiştir. Yasak denilerek verilmeyen raporları nedeniyle durumunu bilmiyor. Ayrıca özel diyetle beslenmesinin gerekmesine rağmen bu durumu da gerektiği gibi karşılanmıyor. Tedavi edilemeyen hastalıkları nedeniyle iklim koşulları daha uygun olan ya da ailesine yakın olan cezaevine nakil dilekçeleri de Adalet Bakanlığı tarafından sürekli olarak reddediliyor.

 Deniz Şahin (Hasta Mahpus): Burun ameliyatı olması gerekiyor ancak mahkum koğuşu olmadığı için sürekli erteleniyor. Omuz ameliyatı olması gerekiyor ancak ne ameliyat ediliyor nede fizik tedaviye gönderiliyor.  Hasan Alkış (Hasta Mahpus): Kalp, Yüksek Tansiyon, Behçet hastasıdır. Son bir yıldır da gözlerinden problem yaşamaktadır. Mevcut kalıcı sağlık sorunları nedeniyle %43 engelli raporu bulunmaktadır. Kendi ihtiyaçlarını karşılamada problem yaşadığı için Rehabilitasyon Tipi Cezaevine gönderilmek istemesine rağmen bu talebi gerçekleşmemektedir.

 Hayati Kaytan (Hasta Mahpus): Daha önce beyninde oluşan kistler nedeniyle ameliyat olmuştur. Kistlerin ameliyat bölgesi çevresinde tekrar nüksetme durumu oluşmuştur. Epileptik nöbetler nedeniyle sağlık sorunu olmayan kişilerle kalması gerekirken; yüksek tansiyon ve birçok ciddi sağlık sorunu bulunan iki ağır hasta mahpus ile birlikte kalmaktadır. 1 Temmuz’da Ankara’ya sevk için getirilmiş ancak saat 14.00’a kadar ring aracından indirilmeden bekletilmiştir. Muayene esnasında kelepçeyi çıkarttırmış ancak takatten düştüğü için doktorun yapmasını istediği hareketleri yapamamış ve doktorla henüz konuşurken görevli subay tekrar kelepçeyi takmıştır. İtiraz etmesine rağmen çıkarmamışlardır. Daha önceki sevklerinde kronik ağrıları için Onkoloji servisine gidiyorken bu sevkinde götürülmemiştir ve tekrar Bolu’ya dönmüştür.  

Hasan Şaşmaz (Hasta Mahpus): Tedavisi durma noktasına gelmiş, yapılması gereken kontrolleri yapılmamaktadır. Kimi zaman revire çıkmakta zorlanıyor, revir doktoru gereken ilgiyi göstermiyor, sağlık kurulu raporunda yazılan rutin kontrolleri yapılmamaktadır.  Mehmet Zeki Eşin (Hasta Mahpus): Uzun çabalar sonucu Hastanenin dahiliye bölümüne sevkini yaptırmıştır. Ancak sohbet yerinde olması bahane gösterilerek sevki iptal edilmiş, hala sevki yapılmamıştır.  

Nedim Yılmaz (Hasta Mahpus): Beyninde “Ventriküler asimetri” teşhisi konulmuş ve 6 mm fiziki kayma olan Yılmaz, 6 ayda bir MR çektirmek zorundadır.

En son MR’ı 16.02.2017’de çektirilmiş 28.06.2017’de yazdığı zamana kadar MR için gönderilmemiş. 3 hafta önce nedenini öğrenmek için cezaevi revirine çıkıp sorduğunda, pratisyen hekim “Araştırır, sorarız” demiştir. 22.06.2017’de tekrar revire çıktığında, bu sefer ilgili doktor, Mart ayında sevkinin olduğunu, gitmiş olması gerektiğini söylemiştir. Dosyasını araştırdığında ve ilgili sağlık personeline sorduğunda bu duruma dair bir tutanak dosyada bulunmuştur.

Tutanakta; “Hastaneye sevkinin olduğu söylenmiş, ancak kendisi hastaneye gitmek istememiş, spor salonuna gittiği için hastaneye götürülmemiş, hastane sevki reddedilmiş” denilmektedir. Buna itiraz edip, kendisine hastane sevki için bir şey söyleyen olmadığını belirtmiştir. Revirdeki ilgili personele “Bu tutanak doğru değil, bunun soruşturulup düzeltilmesi gerekir” demiş, ancak herhangi bir düzeltme yapılmamıştır.

 Nusret Amutgan (Hasta Mahpus): Diş rahatsızlığı var ancak kelepçeli tedavi dayatmasından dolayı tedavi olamıyor. Bel fıtığı ve beynindeki sorun içinde gerekli olan tedavisi yapılmıyor. Kullandığı ilaçlar alerji yapıyor.  

Rıdvan Tanış (Hasta Mahpus): Ailesinin 04.07.2017 Tarihinde İstanbul Şubeye yaptığı ve Ankara Şubeye yönlendirilen başvurusu üzerine akıbetinden endişe edilen Rıdvan Tanış ile ÖHP avukatları, ziyaretleri esnasında görüşmüşlerdir. Yapılan görüşmeye göre; kalp hastası, epilepsi hastası ve astım hastası olan mahpus, kendisine epilepsi ilaçlarının verilmediğini belirtmiştir. Elinde muhtemel bir kırık olduğunu ve herhangi bir tedavi yapılmadığını ifade etmiştir. Diş rahatsızlığı için gittiği hastanede elleri kelepçeli olarak ameliyat edilmiş. İlgili hekim hakkında şikâyet etmiş olmasına rağmen savcılık “kovuşturmaya gerek yoktur” yönünde karar verdiğini belirtmiştir.

 Sertaç Sapmaz (Hasta Mahpus): Ateşli silah yaralanması sonucunda yapılan ameliyat nedeniyle gereken kontrolleri zamanında yapılmıyor.  

Sinan Türkmen (Hasta Mahpus): Hepatit B taşıyıcı ve ileri düzeyde Behçet hastası olan Sinan Türkmen daha önce Çankırı’da ve şimdi de bulunduğu Bolu ceza evinde Behçet Hastalığından dolayı şartlı tahliye talebinde bulunmuş ancak bu başvuruları kabul edilmiyor.  

Enes Taşkın: Ateşli silahla yaralanma sonucunda, gözünde oluşan %30 görme kaybın tedavi edilemeyeceği söylenerek, sağlık kurulu ve doktorlarca hiçbir şey yapılmadığı konusunda şikâyetleri bulunmaktadır.  08.09.2017’de Bolu’da, avukatlara mahpusların verdikleri bilgilere göre, Özgürlükçü Demokrasi ve Evrensel gazetesi verilmemektedir. Televizyonda sadece yerel kanalların izlenmesine izin verildiği ifade edilmiştir.

 

ÇANKIRI E TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

 Çeşitli tarihlerde, Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan mahpusların ailelerinin, İHD Diyarbakır Şube’ye yapmış oldukları başvurularda: “Mahpusların yaşam alanlarına konulan kameralarla ilgili olarak İHD ve TİHV göndermek istedikleri mektuplara el konulduğu bilgisini vermişlerdir. Bunun üzerine, 25 Ocak 2017’de yapılan avukat görüşü yapılmıştır. Bu görüşmede mahpusların aktardıkları hak ihlalleri şunlardır:  Tek koğuşta 18 kişi kaldıklarını, koğuşun iki katlı olduğunu, ikinci katta yalnızca yatakhane bulunduğunu, alt katta ise yemekhane, banyo, tuvalet ve ortak yaşam alanlarının bulunduğunu ve yaklaşık 20 gün önce; havalandırma bölümüne ve koğuşun alt katında giriş kapısının üstüne kamera yerleştirildiğini aktarmışlardır. Bu kameralardan üst katta olanının banyo ve tuvalete giriş çıkışları görüntülediğini, aynı zamanda aynı zamanda havalandırmadaki kameranın da yine banyo ve tuvalet pencerelerinin karşısında olduğunu ifade etmişlerdir.  

Mahpuslar kendilerine; bu uygulamanın “güvenlik gerekçesi” ile yapıldığını, ancak bugüne kadar yapılmamış bu uygulama için İHD ve TIHV’de göndermek istedikleri mektupların gönderilmemesi üzerine 16 Ocak 2017’de üç hükümlünün açlık grevine başladıklarını, sonra cezaevi idaresi ve cezaevi savcısı ile yapılan görüşmelerde açlık grevini sonlandırdıklarını ve savcılık kararını beklediklerini de aktarmışlardır.

 

ÇORUM L TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

 31 Ocak 2017’de Eyüp Kılıç, Abdullah Güven, İdris Özdemir, Sait Demir, Ömer Sipek adlı mahpuslar Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevinden; yine aynı tarihlerde Abdulhaluk Ongullu, Abdulselami Nardan adlı mahpuslarda Siirt’ten sürgün edilmişlerdir.  Çorum L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan mahpusların yakınlarının Mart 2017’derneğimize yapılan başvurularında, kimi hükümlülerin hak ihlalleri nedeniyle, açlık grevine başladıkları aktarılmıştır. Bu hak ihlalleri için bir avukat heyeti oluşturulmuş ve 24.03.2017’de Hapishaneye ziyaret gerçekleştirilmiştir ve bir raporda hazırlanmıştır. (Çorum Raporu)

Bu görüşmelere Göre;  Sevk edildikleri ilk 40 gün, 3 kişilik yerde 10 kişilik odalarda tutulmuşlardır, takılan kameralar yaşamØ alanlarını göstermektedir.  16 Mart’ta yağmur yağıyor olmasına rağmen dışarıda askeri nizamda sayım yapılmak istenmiş, sayımda  ”Ne Mutlu Türküm Diyene” diye slogan atmaya zorlanmışlar ve kabul etmedikleri için de yoğun bir şekilde saldırıya uğramışlardır.  

Bir mahpusun, kendilerine yapılan saldırıda boğazının sıkılmasından dolayı hala kanlı balgam geldiği aktarıldı.  Yapılan saldırıya dair birçok bulgular, doktor raporuna işlenmemiştir.  Yapılan darp esnasında, bir mahpusun sol serçe parmağı ve yüzük parmağı, sol ayak bileği yerinden çıkmıştır.  Saldırıların, içeriden oluşturulmuş bir gardiyan grubu tarafından yapıldığını, sürekli olarak küfürlere maruz kaldıklarını aktarmışlardır.  Masa ve sandalye verilmediğinden yerde yemek yemek zorunda kalmış ve yayınları kendilerine verilmemiştir.  

Bazı mahpuslar 31 Ocak’tan itibaren 1 ay hücrede tutulmuşlardır. Sayımlar, uzun dönem soğuk ve yağmura rağmen dışarıda alınmaya çalışılmıştır.  Revir için çıkıldığında ve aramalarda sürekli taciz edici davranışlara maruz kalmışlardır.  Görüşmecilere karşı yıldıracak şekilde bir tutum sergilenmektedir.  Çankırı’dan sevk edilenlerin yayınlarına el konulmuştur.

 

ÇORUM İSKİLİP YARI AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU  

03.06.2017 tarihinde Çorum İskilip Yarı Açık Cezaevinden telefonla arayan mahpus Özcan Şahin; “Daha önce Çorum Kapalı Cezaevinde kaldığını, kendisini oradan tanıyan kişilerin şimdi bulunduğu cezaevinde tanınmasını sağladıklarını, kendisinin ateist olmasından kaynaklı başka mahpusların şiddetine maruz kaldığını aktarmıştır.

 KARABÜK T TİPİ CEZA İNFAZ KURUMU

 Karabük T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda 19.09.2017 tarihinde mahkûmlar ile yapılan görüşmede hapishane koşullarına ilişkin aktarım ve şikayetler:  Hapishanenin spor salonu koğuşa dönüştürüldüğü için spor yapılamıyor. Sadece sohbete çıkabiliyorlar; kurs vb faaliyetlerin hepsi durdurulmuş.  Yemek kalitesinde bir yıl öncesine göre düşüş var.  Yasaklama kararı olan kitaplar hariç, kitap alınıyor.  Kıyafetlerle ilgili arama vb baskı yapılmamış ama son bir haftadır siyah kıyafetler alınmıyor.  Bir saatlik görüşün genelde 10 – 15 dakikasını kullanamıyorlar; bu sorun işlemleri yapan görevlilerden kaynaklanıyor.  

Hastanede kelepçeli muayene edilmelerinden şikâyetçiler. Kelepçelerin açılmamasını genelde doktorlar talep ediyor. Hem Araştırma hem de Diş Hastanesinde muayeneler ve tedaviler kelepçeleri açılmadan yapılıyor. Diş Hastanesi Başhekimi Cezaevi İzleme Kurulu üyesi, onun da bulunduğu ortamda bu konu konuşulmuş; Diş ve Araştırma Hastanesine bu konuda mektup gönderilmiş, hastanelerden “can güvenliği nedeniyle kelepçeler açtırılmıyor” diye cevap verilmiş.  Kampüs hapishanelerinde toplam 1300 mahkûm var. Aile hekimi hafta içi her gün öğleden sonra geliyor ancak mahkûm sayısının fazlalığı nedeniyle, talepten 2-3 hafta sonra revire çıkabiliyorlar; hastaneye gidebilmeleri ise ortalama 3 hafta sürüyor.

 Mektupları neredeyse hiç gelmiyor. 5-6 aydan bu yana kendilerine mektuplar ulaşmıyor. Mahpuslar her yere yazıp sorunu iletmişler. Hapishane idaresi sorun PTT’den kaynaklanıyor; PTT ise normal mektubu takip edemiyoruz diye cevap vermiş. Sorunun kaynağı belli değil ve bir çözüm de sağlanamamış.

 

KAYSERİ-BÜNYAN TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU  

Bolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan Aydın Söğüt, M. Emin Akkuş, Mahmut Yamalak, Aydın Şaka, Sakıp Hazman, Ertan Yürek, Hacı Sincer, Hacı Akdemir, Mahircan Ada, Mahmut Çakmak, Bedrettin Hasar, Erdal Çetin, Cüneyt Ekin, Ali Dalaba, Erdal Taşkıran, M. Nuri Tanış, Saffet Durmaz, Mehmet Kurt, Kurtuluş Atalay, Halil Bayık, Hikmet Çalağan, Özkan Kart, A. Hikmet Tekin, Aziz Yalçın, A. Rahman Çeçen, Yaşar Alat, Ahmet Akkurt, Hasan Uyanık, Harun Önemli, 20 Ekim 2017 günü Bünyan 2 nolu T Tipi Cezaevi'ne götürüldüler. Cezaevi girişinde çıplak arama dayatmasına karşı çıkan mahpuslara disiplin soruşturması açılmıştır. Saatleri, radyo ve televizyonları henüz kendilerine geri verilmemiştir. Sevk edildiklerinde kendilerine masa ve sandalye verilmemiştir.

 Edirne F Tipi Cezaevi'nden sürgün edilenlerin arasında bulunan Mehdi Boz, bir çok hastalığının yanısıra kanser hastasıdır. Girişteki sorunlardan sonra 16 kişilik bir odaya konulmuşlar, masa ve sandalyenin bulunmadığı odada Murat Gülbin, Cengiz Aslan, Vedat Sevim, Masum Çalhan ile kalan Mehdi Boz revire çıkarılıncaya kadar durumu kötüleşmiştir.

 

KIRIKKALE F TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

 26 Mayıs 2017 Tarihinde Ankara Şube’ye Gönderilen Hak İhlallerinin aktarıldığı mektuba göre ve yine Ağustos ayı içerisinde yapılan bilgilendirmeye göre;  Kırıkkale F Tipi Hapishanesinde, OHAL uygulaması ile birlikte her geçen gün sorunlara yeni sorunlar eklenmektedir.

Bu sorunlara dair mahpusların çözme yönündeki tüm çabaları da sonuçsuz kalmaktadır. Kitap, dergi vb. yayınları alabilme olanakları ortadan kaldırılmış, dışarıdan posta ile gelen yayınlar, Bakanlık genelgesi gerekçe gösterilerek mahpuslara verilmemektedir. Hastane sevklerinde yaşanan gecikmeler devam etmekte, hastaneye götürülen Hasta Mahpuslara, kelepçeli muayene dayatılmakta, mahpuslar tarafından Kabul edilmemesi sonucunda, muayene olmadan hapishaneye geri getirilmektedirler.

15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren, önceki süreçte ayda bir kez yapılan açık görüşler, bu tarihten sonra iki ayda bir kez yaptırılmaya başlanmıştır.  Erdi Sidal ve Selçuk Çelik, Ankara’da görülmekte olan duruşmalarının (1 hafta süren) sevklerine götürülürken, emanet para hesaplarındaki paralarının, ihtiyaçlarını karşılamaları için kendilerine verilmesi yönünde dilekçe vermelerine rağmen, paraları kendilerine verilmemiştir. Bir hafta boyunca zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması engellenerek mağdur edilmişleridir.  

Sinan Akbayır’ın ailesine, aylık açık görüş esnasında zorluk çıkarılarak nedensiz yere bekletilmişler ve ayrıca görüşe girerken ailelere dağıtılan manyetik kartlardaki arıza nedeniyle aile üyelerinden bazılarının, açık görüşe geç girmesine neden olmuşlardır. Ailelerin ziyaret mahalline geç alınmaları ve manyetik kart arızaları vs gecikmeler, daha önce de birçok mahpus ailesi tarafından iletilen ve hapishane idaresinden kaynaklanan bir durumdur.  

Kırıkkale F Tipi Hapishane idaresi, dış hastane sevklerinde; muayene, tetkik ve randevu gibi işlemlerin yapılması için gardiyan-memur görevlendirmemektedir. Bundan kaynaklı olarak tedavi için Ankara Hastanelerine gönderilen Hasta Mahpuslar, çoğu zaman tedavileri yapılmadan hapishaneye geri getirilmektedir.

Son olarak, tedavi için 08/05/2017 tarihinde Ankara Numune Hastanesine sevki yapılan Resul Kocatürk muayenesi ve tedavisi yaptırılmadan hapishaneye geri getirilmiştir.  

Kemal Tufan’ın 06.03.2017 tarihinde, Murat Kırlangıç’a gönderdiği mektuba, Mektup Okuma Komisyonu tarafından içeriğinden dolayı el konulmuştur. Ayrıca 03.04.2017 tarihinde Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı, mektupla ilgili soruşturma başlatmıştır. Mektuba el konulmasına ilişkin Tetkik Hakimliğine yaptığı itiraz reddedilmiş, bu konuda Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilmiştir.

07.06.2017 günü Resul Kocatürk ve Sadık Sabancılar’a koli ile gelen Umut Dergileri ve kitapları verilmemiştir. Yine Selçuk Çelik’e gelen Devrimci Halkın Günlüğü ve Devrimci Demokrasi gazeteleri verilmemiştir. Normal posta veya normal koli ile gelen kitap ve dergiler ise cezaevi personelinin müdahalesiyle postaneden geri çevrilip, göndericisine iade edilmektedir.

 Mert Yazar’ın denetimli serbestlik hakkı “iyi halli olmadığı” ve cezaevi kurulunun, “örgütle bağı bulunmadığına dair rapor vermediği” gerekçesiyle engellenmiştir.  Zeynel Karabulut’un 14.11.2016 tarihinde HDP’ye göndermiş olduğu mektup “Kürdistan Coğrafyası, Kürt Ulusal Hareketi, Faşist Türk Devleti” ibareleri kullanıldığı için TCK’nın 53. Maddesinde bulunan “belli haklardan yoksun bırakma” istemiyle Asliye Ceza Mahkemesi tarafından soruşturma açılmıştır. (Soruşturma No: 2017/3496, Esas No: 217/1020, iddianame 2017/877).

 Zeynel Karabulut’un Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkez’ine göndermek istediği mektup 11.04.2017 tarihinde karar No: 2017/172, 12.04.2017 tarihli kararlar “Örgütün propagandasıyla başlayarak örgütsel eksiklikleri belirterek, örgütsel çalışmalara destek istediği” gerekçesiyle gönderilmemiştir. Ayrıca 2 adet faksın gönderilmesi engellenmiştir.  

Resul Kocatürk’e verilen “1 aylık ziyaretten men” cezası 28.03.2017 tarihinden itibaren uygulanmaya konulmuş ve bu tarihten sonra görüşe gelenlerle görüştürülmemiştir.  02.05.2017 tarihinde işkence yapıldığına dair sloganlar duymaları üzerine protesto ettikleri için, Cihat Özdemir, Süleyman Bulduruç ve Sadık Sabancılar hakkında 02.05.2017 tarihli 31678995/2017/5146 sayılı kararla soruşturma açılmıştır. Cihat Özdemir’e aylık olarak abonesi olduğu Cumhuriyet Gazetesi 11.04.2017 tarihinden başlayarak 19.04.2017 tarihine kadar verilmemiştir.  

Cihat Özdemir’e Disiplin Kurulu tarafından, 2016/440 sayılı 11.11.2016 tarihli kararıyla kararı ile 5 gün hücre hapsi ve iki ay ziyaret kabulünden men cezası verildi. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin, 2017/298 D. İş Nolu, 13.03.2017 tarihli kararı onanmış ve 5 günlük hücre hapsi, 29.03.217 tarihide infaz edilmeye başlanmış. Bu beş günlük süre içinde, tüm haklarından (ziyaret, iletişim ve sosyal etkinlik) mahrum bırakılmıştır. İki aylık ziyaretten men cezası da 06.04.2017 tarihinde infaz edilmeye başladı.  Doğan Can Baran tarafından taahhütlü posta ile gönderilen Odak Dergisi Murat Karayel’e verilmemiştir.  

Cihat Özdemir, Süleyman Yılmaz Bulduruç ve Sadık Sabancılar’a açılan soruşturma sonucunda; Cihat Özdemir’e 1 ay ziyaret, Süleyman Yılmaz Bulduruç’a 1 ay ziyaret, bir ay iletişim (telefon), Sadık Sabancılar’a 1 ay ziyaret, 1 ay iletişim (telefon) cezası verilmiştir.  21.06.2017 tarihinde Cihat Özdemir’e koli ile gelen tişört haki renkli olduğu için verilmemiştir.·  Bayram açık ziyaretinde görüşçüsünün, Süleyman Yılmaz Bulduruç’a getirdiği el işi ipleri “kantinden temin ediliyor” denilerek verilmemiştir. Oysa istenilen nitelikte ip ve boncuklar kantinde bulunmamaktadır.  

Temmuz ayından itibaren ziyaret yerlerine yiyecek, içecek götürülmesi yasaklanmıştır. 07.07 2017 tarihli açık ziyarette Murat Karayel, Kemal Tufan ve başka salonda ziyaret yapan Erdi Sidal, Selçuk Çelik’in ziyaret için verdikleri kantin siparişleri getirilmemiştir. Hücrelerinden çıkarken beraber götürdükleri de engellenmiş olduğundan su ihtiyaçları dahi karşılanmadan ziyaretleri yapılmıştır.

 Yılmaz Karaaslan ve Mert Yazar’ın ilçe cezaevlerine geçme hakları “istenilen cezaevleri dolu” denilerek kullandırılmamıştır.  Havalandırma kısımlarına, sohbet, kurs, atölye ve ziyaret salonlarına kamera takılma çalışmaları hızlandırılmıştır.  Kandıra 2 Nolu F Tipinden Veysel Kaplan’ın Selçuk Çelik’e, Kadir Yıldız’ın Zeynel Karabulut’a yolladığı mektuplar “örgütsel iletişim” iddia edilerek alıcılarına verilmemiştir.  Sadık Sabancılar’ın 1 Mayıs Günü görüşe gelen abisi Yılmaz Sabancılar’a “ziyaret cezası var” denilerek görüşmesi engellenmiş, daha sonra bunun “bilgisayardaki teknik bir arızadan kaynaklandığı anlaşılınca o gün yaptırılmayan görüş 05 Mayıs tarihinde yaptırılarak telafi edilmeye çalışılmıştır.  

25 Mayıs 2017 tarihinde Gökhan Gündüz isimli mahpusa, mahkeme dönüşünde saldırılmış ve saldırı sonucunda adı geçen mahpusun kolu f tipi 52D0 9BE4 823C 394x315kırılarak hastaneye götürülmek zorunda bırakılmıştır. 24 Nisan 2017 Tarihinde Ankara Şube’ye Gönderilen Hak İhlallerinin aktarıldığı mektuba göre;  Yaklaşık bir aydan fazla bir süre boyunca; siyasi tutsaklar, bulundukları odalara yakın tutulan adli mahkûmların, hakaret ve küfürlerine maruz bırakılmışlardır.

Bu adli mahkûmlar, odalarından çıkmamaları gereken saatlerde, türlü gerekçelerle koridorlara çıkartılarak; siyasi mahpusların şahıslarına, siyasi kimliklerine ve değerlerine küfür ettirilmektedir.

Buna itiraz ettiklerinde ise personel “bir şey yapamayacağını” söylemiştir.  Yine aynı kişiler bulundukları odalara çer-çöp atarak, hakaret notları göndererek provoke edici davranışlarda bulunmuşlardır. Bu konu ile ilgili itiraz ve suç duyurularına rağmen aynı durum devam etmektedir.  Fethullah Gülen iddiasıyla tutuklanan kişiler, bulundukları odaların çevrelerine yerleştirilmiştir.

21 Nisan Cuma günü 15 mahpus, yoğun olarak bu mahkûmlarının bulunduğu cezaevinin A Blok denilen bölümüne rızaları dışında götürülmüşlerdir. 1980 hapishane politikası olan “karıştır-Barıştır” politikasını bizzat yoğunlaştırarak “karıştır-çatıştır” politikası uygulanmaya çalışılmakta olduğu aktarılmıştır. 15 Ağustos 2017 Tarihinde Ankara Şube’ye Gönderilen Hak İhlallerinin aktarıldığı mektuba göre;  Kırıkkale’de 11.08.2017 tarihinde Ankara’dan seçilerek getirilmiş ve oldukça kalabalık personelle bir baskın arama gerçekleştirilmiştir.

 İlk defa başka bir ilden ve Kırıkkale personelinin katılmadığı aramada; kitaplara, kullanılan eşyaların bir kısmına el konulmuştur. Plastik kaplara içindeki yiyecekler sağa sola dökülmüş, ilaçları alınmış ve koridorda kapı önlerine çöp olarak konulmuştur. İtiraz edenler itilip kakılmış bir kısmı kelepçelenmiş ve bir kısmı da süngerli odaya atılmıştır. 27 Ekim 2017 Tarihinde Ankara Şube’ye Gönderilen Hak İhlallerinin aktarıldığı Mektuba Göre;  20.09.2017 Tarihinde Zeynel Karabulut ve 21.09.2017 tarihinde Cihat Özdemir, sağlık kurulu raporu düzenlenmesi ve diğer rahatsızlıkları için Yüksek İhtisas Hastanesine sevk edilmişlerdir. Tek kişilik hücrelerden oluşan ring aracıyla götürülmek istenen mahpusların, başka bir ring aracı ile götürülme isteği kabul edilmediğinden tedavileri engellenmiştir.

Kemal Tufan’ın Kırıkkale Tıp Fakültesi Hastanesine Hepatit ile ilgili olarak yapılacak kan tahlili randevusu da aynı nedenle engellenmiştir. Sinan AKBAYIR 12.07.2017 tarihinde Yüksek İhtisas hastanesinde MR çektirmiş, fakat hala kontrol için hastaneye götürülmemiştir.

Murat KARAYEL ve Cihat ÖZDEMİR düzenli olarak kullandıkları ilaçlarını dilekçe ile istemelerine rağmen temin edememiştir. Revir için yazmış oldukları dilekçelere ise uzun bir süre sonra cevap verilmiştir.  09.08.2017 tarihinde Zemheride Kardelenler Yayıncılık tarafından Selçuk ÇELİK adına gönderilen iki adet Devrimci Halkın Günlüğü ve altı adet Devrimci Demokrasi Gazetesi; 04.10.2017 tarihinde Kadın Yazarlar ve Şairler Derneği tarafından Resul KOCATÜRK’e gönderilen kitaplar kendisine verilmedi. Gönderilen kitap, dergi ve gazeteler hakkında toplatma ya da yasaklama bulunmamasına rağmen, ayrıca Selçuk ÇELİK’e gönderilen kargo ücretli olmasına rağmen verilmemiştir.

 Zeynel KARABULUT’a, kargo yoluyla gönderilen çeşitli kitap, dergi ve yazılara ait 500 sayfalık çıktı verilmemiştir. Birgün gazetesinin 06.08.2017 tarihli 4862 sayısında Kırıkkale F Tipi Hapishanesindeki hak gasplarını konu alan haber nedeniyle Eğitim Kurulunun 07.08.2017 tarihli 2017/73 nolu kararı ile hapishanede bulunan mahpuslara verilmemiştir.  

08.10.2017 tarihinde Selçuk ÇELİK tarafından Mehdi Boz adına gönderilen mektup, Disiplin Kurulunun 11.10.2017 tarihli 2017/458 nolu kararıyla “örgütsel haberleşme” ve “kurum güvenliğini tehlikeye atma” gerekçesiyle mektupta belirtilen yerlerin sansürlenmesiyle gönderilmesine karar verilmiştir.

Zeynel KARABULUT tarafından Fahri TIRDAN’a gönderilen mektup, Disiplin Kurulunun 06.07.2017 tarihli 2017/296 sayılı kararı ile gönderilmemiş, 12.08.2017 tarihli 2017/1285 nolu Ağır Ceza Mahkemesi Kararıyla itiraz reddedilmiştir. Kardelen yayıncılık tarafından Zeynel KARABULUT’a gelen mektup 06.09.2017 tarih ve 2017/403 nolu kararla verilmemiştir. Zeynel KARABULUT’un Kardelen Yayıncılık’a yollamak istediği mektup Disiplin Kurulunun 05.10.2017 tarihli 2017/442 nolu kararıyla sakıncalı addedilen yerlerin sansürlenmesiyle postalanmıştır. ZeynelKARABULUT’un göndermek istediği mektubun içinde Sinan AKBAYIR’ın da mektubunun bulunmasından dolayı Zeynel KARABULUT’a 14.07.2017 tarih ve 2017/309 nolu karar ile kınama cezası verilmiştir.

Sinan AKBAYIR’ın Kardelen Yayıncılık’a yollamak istediği mektup Disiplin Kurulunun 18.08.2017 Tarihli 2017/367 nolu kararıyla gönderilmemiştir. Mert YAZAR tarafından Birgün Gazetesine gönderilmek istenen fax, disiplin kurulunun 08.08.2017 tarihli 2017/360 nolu kararı ile “sakıncalı” olduğu iddia edilen yerlerin çıkarılmasıyla gönderilmiştir.  

Kemal TUFAN’ın garanti süresi dolmamış olan arızalı televizyonunu tamir ettirmek istemiştir. Fakat arızası kendi kullanımından olmamasına rağmen tamir ücreti olan 135 TL kendi hesabından kesilmiştir.  

Kemal TUFAN, Murat KARAYEL, Süleyman Yılmaz BULDURUÇ ve Cihat ÖZDEMİR’in 11.08.2017 tarihli Ankara’dan gelen ekibin baskın arama yapmasından dolayı Cumhuriyet Başsavcılığına ve Adalet Bakanlığına yazdıkları dilekçelerin işlem numarası verilmemiş ve dilekçeler işleme konulmamıştır. Selçuk ÇELİK’in 01.08.2017 tarihinde Adalet Bakanlığına 21.08.2017 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı dilekçeler işleme konulmamıştır.  

Resul Kocatürk ve Mustafa Kocatürk ve Mustafa Dağdeviren’in hastane sevki ile ilgili tek hücreli ring aracında epilepsi krizi geçirmesi ve müdahale edilmemesi üzerine yaptıkları suç duyurusu işleme konulmamıştır.

 Kırıkkale F Tipi Cezaevi'nde bulunan Kasım Elçi, Eylül ayı ortalarında Tarsus 2 nolu T Tipi Cezaevi'ne sürgün edildi ve çıplak aramaya karşı çıkmasından dolayı hücreye atılmıştır ve sayımın, hücrede alınmasına ragmen mahpusun ayağa kalkması dayatılmaktadır. Ali Dağdeviren, hasta mahpus ve %41 engelli raporu var.

Ancak buna ragmen engelli maaşı bağlanmıyor. Ayetullah Ay (Hasta Mahpus):  Sağlık durumu oldukça kötü olmasına rağmen, uzun uğraşlar sonucu Mayıs ayında Kırıkkale Üniversitesi Gastreontoloji Bölümüne sevki yapılmıştır. Ancak doktor, gerekli teşhis ve tedavi için kolonoskopi ile bakıp biyopsi sonucuna bakmak istediğini söylemiş ve 02 Haziran’a randevu verilmiştir. İşlemin yapılacağı gün işlem iptal edilmiş ve gerekli olan ilacın tüm Türkiye’de bittiği söylenerek, tekrar 30 Haziran’a randevu verilmiş ancak sonraki süreçte de hiçbir işlem yapılmamıştır.

 

 SİNCAN KADIN KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

Heyete çıkması için haber verilmiş olan bir kadın mahpus, hastaneye götürülme esnasında sabah 09.00 dan 16- 17.00’a kadar süre boyunca ring içerisinde elleri kelepçeli güneş altında bekletilmiştir.

Dönüşte de, kendini toparlamakta oldukça zorlanmıştır. Son dönemde sevklerde kullanılan ringler tek kişilik, havasız, penceresizdir ve basil başına hasta olma aracına dönüşmüştür.  Yine hastane sevklerinde; personel eksikliği, güvenlik gerekçeleriyle gecikmeler yaşanmaktadır.

Revire çıkarılmalarında güçlükler ve keyfi tutumlar sergilenmekte, ciddi bir rahatsızlık dahi ağrı kesici ile geçiştirilmeye çalışılmaktadır.  Çift kelepçe dayatması, kola girme, tedavi sırasında kelepçelerin açılmaması, doktor hasta mahremiyetinin ihlal edilmesi, bunlara itiraz edildiğinde şiddete varan durumlar yaşatılmaktadır.  28 Mart 2017’de Sincan Kadın Cezaevi’nde mahpusların çıplak aramayı kabul etmedikleri için darp edilmişlerdir.  

1 Nisan 2017’de Sincan 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’nin 13, 15, 16, 18 ve 20 Mart tarihli sayılarının mahpuslara kimi sayfaları kesildikten sonra verilmiştir.  19 Nisan 2017’de Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Dilan Oynaş isimli mahpusa 24 günlük hücre cezası verilmiştir. Oynaş hakkında, mahkemesi için Şırnak’a götürülürken kötü muameleye maruz kalmasına rağmen gardiyanların şikâyeti üzerine disiplin soruşturması açılmıştır.  

28 Haziran'da Sincan 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan 15 kadın mahpus, Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi'ne sevk edildi. Cezaevi'ne sevk edilen Şefika Bilici, Leyla Aşkan, Sözdar Acar, Şehriban Çoban, Nayime Encü, Cemile Duman, Tuba Sert, Sultan Atabay, Dilan Bakay, Şerika Atoş ve Şilan Çetiner adlı kadın tutukluların cezaevi girişinde asker ve gardiyanlarca darp edildiği bilgisi alınmıştır.

s.11 00115 tutuklu kadına, eşyaları verilmemiş, darp sırasında kadınların vücutlarında morluklar oluşmuştur. Kadın Cezaevi'nde kadın tutukluların darp edilmesinin basına yansıması ardından, tutuklu aileler ve avukatları tarafından Tarsus Adliyesinde suç duyurusunda bulundu.  Zeynep Avcı adlı hasta mahpus, Ağustos ayı içerisinde sabaha doğru mide bulantısı ve şiddetli mide ağrısı uyanmış, uzandığı yatakta kalkamayacak duruma gelmiştir.

Tek kişilik odada kaldığından sabah sayımından mazgaldan güçlükle seslenebilmiş, iki saat revir için beklemiştir. Uzun bir bekleyişten sonra duvarlara tutunarak revire gidebilmiş, ancak doktor olmadığından tansiyonu ölçülüp (110-80) “metparit” tablet verilerek hücreye geri gönderilmiştir.

Zehirlenmiş olabileceğini ve oldukça halsiz olduğunu söylemiş ve tüm gün ataktan çıkamamıştır. Revirden doktorun geleceği söylenmiş fakat arkadaşlarının ısrarlarına rağmen ne doktor gelmiş ne de doktora bilgi verilmiştir. Hastane için ısrar edildiğinde “dinlen, geçer” diyerek yanıt almıştır. Haziran ayı içerisinde kollarındaki (kas zedelenmesi, ödem ve kireç) sıkıntı nedeniyle uzun bir süre fizik tedaviyi beklemiş, Ortopedi doktoru 14 gün fizik tedavi uygundur diyerek rapor düzenlemiştir. Fakat dış güvenlik bahane edilerek tedavi süreci yayılmış, 15 günlük süre 20-25 güne yayılarak toplam 10 gün götürülmüştür.  18 Temmuz’da Sincan F2’de gardiyanlar, üç siyasi mahpusu görmüş oldukları halde, ayakta askeri nizam sayım dayatması yapmıştır.

Mahpusların itirazı üzerine 15 gardiyanın mahpuslara birden bire saldırmış, aralarında üç gün önce beyin ameliyatı olmuş üç mahpusa ters kelepçe takmış, ardından kafalarına askeri botlarla vurarak darp etmiş, yerlerde sürükleyerek hücreye attıkları öğrenilmiştir. 8 saat hücrede kalan mahpuslar “hepinizi muma çevireceğiz tehditlerine maruz kalmışlardır.

 

SİNCAN ÇOCUK CEZA EVİ

24 Eylül 2017’de avukatların Sincan Çocuk cezaevinde yapmış olduğu görüşmelere göre;  Mektuplar konusunda problem yaşamaktalar. Gelen mektupları verilmiyor, göndermek istedikleri mektupları gönderilmiyor.  Baskılı olan tişörtleri alınmak istenmiş.  Revire gidişlerde sıkıntı yaşamaktalar. H.E adlı çocuğun gözü şiş vaziyettedir. Z.A adlı çocuğun gözünde batma var ancak doktor bakmadan damla verip göndermiş.  Gazete olarak yalnızca Cumhuriyet gazetesini alabiliyorlar.

 

TOKAT T TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

06.06.2017 Tarihinde Ankara Şube’ye Gönderilen Hak İhlallerinin aktarıldığı mektuplara göre;  Ailelerinden gelen posta, koli vb. yöntemlerle içeriye kitap, dergi gibi süreli-süresiz hiçbir yayın alınmamaktadır.

 Ücreti mahpuslar tarafından karşılanmak üzere cezaevi idaresi aracılığı ile gazete bayiden istedikleri gazeteyi alıp okuma hakları bulunmaktadır. Yasal olarak günlük yayın yapan ''Birgün'' ve ''Özgürlükçü Demokrasi'' gazetelerinin bayiye getirilmemesi ve bu şekilde kendilerine ulaşmaması adına tanımadıkları kişi veya kişilerce gazete bayileri baskı altına alınmakta ve bu gazetelerin kendilerine ulaşması engellenmektedir.

 Mahpusların bulunduğu odalarda, ücreti kendilerince karşılanmak üzere fotoğraf çektirme hakları bulunmaktadır. Ancak Ceza evi İdaresi '' Bir fotoğraf karesinde en fazla 3(üç) kişi bulunabilir yani en fazla 3(üç) kişi beraber fotoğraf çekebilir '' türünden bir dayatma uygulamaya çalışarak bu hakkı engellemektedir.

Serhat Güllü (Hasta Mahpus):  Kalp hastasıdır, daha önce çok sıkıntı çekmiş verilen ilaçlar alerji reaksiyonlar oluşturmuştur. Kendi imkânlarıyla ulaştığı ilacı kullanmaktadır. Ancak bu ilacı ve gerekli olan tedavi tespitinin doktorlar tarafından yapılması gerekmesine rağmen tam tersi bir durum oluşmuştur. Cezaevi idaresi hastalıklar ve uygulanacak diyetler için boş vermiş bir tutum sergilemektedir. Aydın Değirmenci (Hasta Mahpus):  Bağırsak kanseri için ameliyat olmuş ve kolostami torması kullanmak zorundadır. Bu torbaların kaliteli olması gerekirken en kötü torbalar kendisine verilmektedir. Bu konu ile ilgili itirazları dikkate alınmamaktadır. Şeker hastalığı nedeniyle diyet yemekleri ile beslenmesi gerekirken, buna uygun olmayan yemekler verilmektedir. Kelepçeli muayene dayatmasından dolayı tedavileri aksatılmaktadır.

 Mahsun Saruhan (Hasta Mahpus):  Diyarbakır hapishanesinden Giresun’a, oradan da Tokat Hapishanesine sevk edilmiş olan mahpusun bacağında problem bulunmaktadır. Kelepçeli muayene dayatılmasından dolayı hastanede sorun çıkmaktadır, hala bacağındaki problem için teşhis konulmuş değil.

Cebrail Vural (Hasta Mahpus):  Akciğerlerinden rahatsız olan mahpusun tedavileri yapılmamaktadır.

 SONUÇ VE ÖNERİLER: 1)

 Ulusal ve uluslararası insan Hakları Hukukunda; mahpusların hakları ile ilgili oldukça gelişmiş standartlar olmasına karşın mahpuslar, ilgili hakları ve düzenlemeleri doğrudan kullanamamakta, tutuldukları yerlerde bulunan yetkililer aracılığı ile ancak kullanabilmektedir. Hakların kullanımının, bir başka kişinin inisiyatifinde olması, bunların aynı zamanda keyfi biçimde kısıtlanmasını olanaklı kılmaktadır.

Yetkililler, Cezaevi Müdürleri, kaynağını uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa’dan alan yasal düzenlemelere aykırı işlemler ve uygulamalar yapmaktadır. Bu durum, gerek mahpuslarda gerek ailelerinde ve gerekse mahpusların avukatlarında ve biz insan hakları örgütlerinde cezaevi sistemine ilişkin ciddi güvensizlikler oluşturmaktadır.

Bir bütün olarak bu saptamalar, hapis cezalarının infazında özgürlüğünden yoksun bırakılmanın kendi başına yeterli bir ceza olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği ve gerek cezaevinin fiziksel koşulları ve gerekse uygulanan rejimin, çekilmekte olan cezanın şiddetini daha da arttırdığını göstermektedir. Mahpusluğun bu “ağırlaştırılmış” koşullarını etkin biçimde denetleyecek bir mekanizma bulunmamaktadır.

 2) BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 10. maddesinde açık bir şekilde “Özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişiler insani muamele ve insanın doğuştan kazandığı insan onuruna saygılı davranış görme hakkına sahiptir” denilmektedir. Yine BM Mahpusların Islahı İçin Temel Prensiplerin 1. Maddesinde; “Bütün mahpuslara doğuştan sahip oldukları insanlık onurunun ve değerin gerektirdiği saygıyla muamele yapılır.” denmektedir.

Oysaki; İç Anadolu Bölgesindeki cezaevlerinde insanlık onuruna yakışır muamele yapılmamakta ve mahpuslar şiddet, hakaret ve kötü muameleye ve hak ihlallerine maruz kalmakta, hasta olanların tedavileri aksatılmakta, iletişim ve bilgi edinme hakları engellenmektedir. 3) Mahpuslara yapılan işkence, onur kırıcı ve kötü muameleler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile yasaklanmıştır. Madde 3: İşkence Yasağı” Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tâbi tutulamaz."

Heyetlerimiz ve kurumumuz, Cezaevi rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir.

 İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde, “bağımsız” ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Tüm cezaevlerinde yaşananlara karşı Adalet Bakanlığını, ilgili tüm kurum ve kuruluşları göreve davet ediyoruz.

 İHD ANKARA ŞUBE HAPİSHANELER KOMİSYONU


Son Haberler

Özgür Gelecek yeni sayısı çıktı!

ozgur gelecek 154

Alt Menü