Anasayfa Makale Almanya TC ilişkileri: Çanlar AKP için çalıyor!

Almanya TC ilişkileri: Çanlar AKP için çalıyor!

Cuma, 29 Eylül 2017 10:12
Yazdır PDF

Almanya TC ilişkileri Çanlar AKP için çalıyorKürt ulusal hareketinin Rojava çıkışından bu yana özellikle AKP hükümeti uluslararası ilişkilerde çok ciddi itibar kaybı yaşadı. Kürt hareketinin DAİŞ karşısında vermiş olduğu savaş tüm dünya tarafından kabul gördükten sonra Türkiye dış politika sekteye uğradı. Tüm dünya tarafından eski müttefik olarak görülmeyen hatta ABD senatosunda “müttefimiz olabilirler ama ortağımız değiller” açıklamaları gelmeye başlamıştı. Tüm dünya tarafından meşruluğunu kaybetmeye başlayan TC artık eski ortak değildi, özellikle MİT tırlarından çıkan silahların DAİŞ’e ve diğer çete artıklarına gönderildiği kamuoyu önünde açığa çıktığından bu yana artık dünya tarafından DAİŞ destekçisi ülke olarak anılmaya başlandı.

Ekonomik olarak yabancı sermayeye bağımlı olan TC devleti bu denli gözden düşüşün sonucu olarak ekonomik olarak ciddi sıkıntılar içerisine girdi. Krizi derinleşti. Yakın zamanlı olarak ABD tarafından sermaye ihracının kesilmesi özellikle yabancı sermayenin Türkiye piyasasından çekilme süreci ülkedeki döviz akışını ciddi sıkıntıya soktu. Dolardaki ciddi yükseliş karşısında ülkede devülasyon durumu faiz politikasını etkiledi. AKP hükümetinin bu tutumu turizm açısından da derin bir yara almasını sağladı. Rejim değişikliği yolunda artan iç siyasi gerilim ve Ortadoğu’daki savaşta izlenen yanlış politikaların yansıması olarak dış politikada izlenen yanlış tutumla birçok ülkeyle iplerin gerilmesi, turizme kan kaybettirdi. Toplam yabancı turist sayısı yaklaşık yüzde 10 geriledi.

Yaşanan sorunların en büyüklerinden biri de Osmanlı’dan bu yana en güçlü emperyal ilişkilerin olduğu Almanya ile bu ilişkilerin ciddi bir hal almasın oldu. İlk başlarda Ortadoğu politikasına endeksli TC’ye ekonomik olarak yaptırım uygulamaya başlaya başlayan Alman hükümeti, Türkiye’de faaliyet gösteren Alman firmalarına yönelik Hermes kredi ve yatırım garantilerini sınırlandırma kararı almıştı. Alman hükümetinin bu adımı Türkiye’ye yönelik ekonomik baskıyı artırmak üzere attığına dikkat çekiliyor, keza Türkiye için Hermes garantileri hacminin 2016 yılında 2.1 milyar euro olduğunu 2017 yılında 1.1 milyar euroya düştüğünü istatistiklere yansıdı.

 

TC’ye 2. şok silah ambargosu

Son dönemde gündeme gelen bir konu da Almanya’nın TC devletine yönelik silah ambargosu. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye ile Almanya arasındaki silah ticaretine ilişkin Handelsblatt gazetesine açıklamalarda bulundu. Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Gabriel açıklamasında, “Türkiye’nin şu sıralar bize silah satışına yönelik yaptığı başvuruları ki bunların sayısı hiç az değil, beklemeye aldık” şeklinde konuştu.

Ekonomik olan ambargonun ardından TC yönelik bu silah ambargosu da askeri anlamda da başı dertte olduğunun bir göstergesi. Hali hem Türkiye Kürdistanı’nda hem de Irak Kürdistanı’nda ciddi bir savaş hazırlığı içerisinde olan TC’ye uygulanan bu ambargo politik nedenleri de barındırıyor. DAİŞ destekli olan Ortadoğu politikasıyla bölgede verilen savaştaki konumunun eski durumunda olmaması söz konusu olduğundan artık emperyalist ülkelerin ortağı olmaktan çıktı. Aynı zamanda Almanya Dışişleri Başkanı’nın yaptığı açıklama da silah mevcudunun hiç az değil açıklaması da TC’nin ciddi bir savaşa hazırlanmasına işaret.

Hem içeride hem dışarıda bu denli sıkışık durumda olan AKP hükümeti belli ki faşist uygulamalarına daha da ağırlık verecek. Almanya ve diğer ülkelerde yaşanan bu durumun daha da ileri gitmesi durumunda ekonomik olarak da ülkeyi kötü günler bekliyor. Köylünün geldiği durum hali hazırda çöküşteyken ülkedeki krizin tüm ezilenleri etkileyeceğinden AKP de bu duruma önlem alıyor. Yapılacaklar ve yapılması gerekenler açıktır. Bu egemenlerin, ezilenleri daha da uçuruma ve yoksulluğa, kan bataklığına sürükleyen bu krizlerini, bu dalaşlarını, ezilenler cephesinde teşhirini güçlü yaparak bu krizi ezilenlerin kurtuluş umuduna çevirmek!