Anasayfa Manşet HDP’li kadın vekiller: “Bu saldırılarla kadın kazanımları hedefleniyor”

HDP’li kadın vekiller: “Bu saldırılarla kadın kazanımları hedefleniyor”

Perşembe, 10 Ağustos 2017 14:12
Yazdır PDF

İstanbul: Geçtiğimiz hafta İstanbul-Yoğurtçu Parkı’nda Vicdan ve Adalet Nöbeti tutan HDP kadın milletvekilleri ile müftülüklere nikah yetkisi ve çocuk doğumlarının sözlü bildirim ile yapılabilecek olmasını konuştuk.

 

ayse acar“Küçük yaşta evliliğin önü açılacak”

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran; 14 yılık AKP iktidarının kadınlara yaklaşımının çok net. Fakat özellikle son iki yıllık süreç içerisinde bu yaklaşımın daha da net çizgilerle belirlendiğini görüyoruz. Bugüne kadar kadınların büyük bedeller ödeyerek emek vererek kazanmış olduğu bütün kazanımlara el koymaya çalışıyorlar. Nikahın müftülükler aracılığı ile kullanılması da bunun bir parçası. Yine beyana dayalı olarak çocukların nüfusa kaydedilmesi, bunların hepsi aslında bu projenin bir parçası olarak karşımıza geliyor. Sadece bu müftülük nikahı üzerinden değerlendirme yapmak bu açıdan yetersiz. Kendi kontrollerinde, kendi denetimlerinde bir kadın alanı oluşturmaya çalışıyorlar. Bu çok açıkça görülüyor. Kendilerine ait kadın kurumları kurarak, kadın mücadelesinin bütün emeklerini sahiplenme çabalarının içerilerine girmelerinden belli oluyor bu durum.

Yine kadın kurumları vasıtasıyla AKP iktidarının oluşturmak istediği bu sistemi onaylayacak ve önünü açacak bir takım söylem ve eylemlerde bulunuyorlar. Müftülük nikahı meselesi de biraz böyle. Müftülük nikahı dedikleri sadece bir kamu görevlisinin nikah kıyması meselesi değil, yani müftünün kendisi de imam. Yine yetki vereceği, eğer tasarıda başkalarına yetki verme maddesi eklenirse müftü hem kendisi imam sıfatıyla bu nikahı kıyacak. Ama bir de başka başka imamlara bu nikahın kıyılmasının iznini verecek. Bir süreden sonra kontrol edilebilir bir tarafı kalmayacak. Küçük yaşta evliliklerin önünü açan bir hale gelecek. Sonraki adım olarak birden fazla nikahın ya da evliliğin önünü açabilecek bir uygulamaya adım adım gitmesidir.

 

mvekili“İnşa edilmek istenen rejimde kadının ne yeri var ne de adı!”

HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir: Kadınların adalet, özgürlük, eşitlik, eşit vatandaş olma talebi aslında yakın zamanda başlayan bir süreç değil. Kadın, kimliğini özgürleştirme mücadelesi veriyor. Kadınlar bu mücadelede çok yol aldı. Bu sadece dünyanın bir noktasında başlayan bir mücadele değil aslında birbirini besleyen süreçler. Maalesef bugün tüm kadın kazanımlarını hedef alınıyor. Kadınların mücadelelerle kazandıkları kurumsallaşmalar bir şekilde tehdit altında. Kadınlar açısından yeni bir süreç inşa edilmek isteniyor. Müftülüklere nikâh yetkisi verilmesi de bu sürecin bir parçası, aslında biz parçayı tartışıyoruz. Ve bence iktidar bunu da bilinçli olarak gündeme getiriyor.

Hem toplumu kutuplaştırmanın araç haline getiriyor. Bugüne kadarki toplumu kutuplaştırma ayrıştırma yöntemleri farklıydı. Ve bu yöntemler kısmen tüketilince, deşifre olunca yeni yeni tartışmaları gündeme getirmeye çalışıyor. Bugün AKP’nin açığa çıkardığı politik tahribatları da tartışamaz hale getiriyor. Müftülüklere nikah yetkisi verilmesi hangi ihtiyaçtan açığa çıktı. Hükümet hangi ihtiyaçtan kaynaklı böyle bir karar aldı. Kimlerle tartıştı bunu. Hangi yapılarla uzlaştı. Kadın kurumlarının fikrini aldı mı. Aslında dönüp baktığımızda bir ihtiyaç yok. Bu yetkiyi müftülüklere vermenin toplumsal bir karşılığı yok. Ama nihayetinde kendi politikalarının bir sonucu olarak uygulamaya koymaya çalışıyorlar. Yeni bir rejim inşa etmek istiyorlar fakat bu rejimde ne kadının yeri var ne adı. Bu yüzden en fazla kadınlar sokaklarda mücadele etmeli. Mücadele ederek bu süreci durdurabiliriz.

 

mevekiliii“Kadın mücadelesinden korkuyorlar!”

HDP Hakkâri Milletvekili Leyla Birlik; AKP iktidarı süresince en çok kadına, kadın kazanımlarına ciddi bir yönelim var. Kadınların yüzlerce yıldır direne direne, mücadele ederek büyük emeklerle aldıkları kazanımları hedefliyorlar. Çünkü kadının gücünden, örgütlenmesinden korkuyorlar. Çünkü kadın doğayla iç içe yaşayan, toplumu bir arada tutan asıl toplumu var eden ahlaki politik bir toplum yaratan yaşamı ilk dönemden bu zamana kadar taşıyan kişidir ve bu yüzden kadın örgütlenmesinden, mücadelesinden korkuyorlar. Yeni bir yasa tasarısı açıklandı aslında bununla tam olarak kadınların onlarca yıldır emekleriyle kazandıkları o hukuki, boşanma, miras kısacası medeni haklarından ele geçirmek içindir.

Müftülükler nikah kıyabilir ne olur, aslında çok şey olur! Öncelikle küçük yaşta evliliğin önü açılır. Cinsel istismardır bu, tacizdir aslında tecavüzdür. Bunun önü açılır. Bu sadece bir imamdır ve nikah kıyar, asla resmi nikahtan ne farkı var denemez. Bir hukuk vardır, bu hukukun bir çerçevesi vardır. Ve bu hukuk normlarına göre alınan kadın kazanımları vardır. Ama bu yasayla aslında bunu geri almak istiyorlar. Kadınların bundan önce gelen yasaya nasıl sokağa dökülerek direniş göstererek yasanın meclisten geçmesine engel oldularsa tam da asıl burada tekrar kadınların birlikte örgütlenerek büyük bir direnişle bu yasanın geçmesinin önüne geçmek gerekiyor. Bütün kadınların bu yasaya karşı bir araya gelerek direnişi büyütmeleri gerekiyor.

 

“Türkiye’nin gündemi değil!”

filiz keresteciHDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu; Aileden sorumlu bakan dedi ki buna karşı olan tepkiler için bu yapay bir gündem, aslında evet yapay bir gündem çünkü bu onların gündeme getirdiği bir şey. Türkiye’nin gündemi değil Türkiye’nin bu sorun açısında baktığımızda gündemi erken, zorla evlendirmeler, kadınlara karşı tacizler, tecavüzler özellikle genç kadınlara karşı. Burada da aynı tehlike yatıyor aslında. Yani bir yerden mesela o boşanma komisyonu içerisinde yine benzer tasarılar getirmeye çalıştılar, düzenlemeler getirmeye çalıştılar. Daha sonra bir başka yerden dolanıp erken yaşta evlilikleri daha meşru bir hale getirebilmek için oradaki tecavüzleri sanki tecavüz değilmiş gibi göstermeye çalıştılar. Ama bütün bunlar kadın hareketinin tepkisiyle karşılaştı ve getiremediler.

Türkiye’de onların bu getirdiği gündem gibi gündem yok. Aksine kadınların çığlıkları var, genç kadınların maruz oldukları mağduriyetlere karşı aslında ses yükseltilmesi gerekiyor. Çocuk istismarına karşı ses yükseltmek gerekiyor. Ama sanki aklımızla alay edermiş gibi böyle tasarılar getiriyorlar. Ensar Vakfı’yla Milli Eğitim protokol imzalıyor, o kadar çocuk istismarıyla Karaman’da gündeme gelen vakıfla devam eden politikalar var. Bunlar asla kabul edilebilir değil bizim için. Türkiye’de güçlü bir kadın hareketi var. Kadınlar bunları asla kabul etmeyeceklerdir. Erken evlilikleri kolaylaştırabilir bu açıdan tehlikeli, müftülere nikah yetkisi verilmesi. Zorla evlilikleri kolaylaştırabilir bu açıdan tehlikeli. Kim kıyarsa nikahı önemi yok diyorlar ama denetimi ve gerçekten kadının kendi iradesini yansıtmasını çok daha fazla örtbas edebilecek, karartabilecek bir uygulama olabilir bu. Böyle kullanılmaya çok müsait. Onun dışında sadece sözlü beyanın çocuk doğumlarında yeterli olması da erkeğin sözlü beyanı. Orada kadının hiç esamesi bile okunmuyor. Bir de böyle bir durum var.

 

mvekili 5Yasa 100 yıl geriye götürecek

HDP Milletvekili Sibel Yiğitalp; AKP’nin kadına bakış açısına, politikalarına baktığımızda kadın cinayetlerinde cezasızlık var. Sevgilisi eşi, kardeşi veya bir erkek tarafından öldürülmesine karşı sağlam uygulanabilir bir yaptırım yok. Her güne baktığımızda bir kadın katledilmiş oluyor. Ya bir çocuk tecavüze uğruyor ya da bir kadın giyiminden dolayı tacize uğruyor. Bu aşama adım adım geldi. Şimdi ise bu yasa tasarısı ile birlikte müftülüklere nikah yetkisi verilmiş olması, resmi nikahın müftülüklere verilmiş olması kendi içinde çocuk yaşta evliliğe, çocukların iradesi dışında zorlamaya yol açabilecek. Bu yasa tasarısı 100 yıl geriye götüren neredeyse ortaçağla yakınçağ arasında bir zihniyetin vuku bulmuş hali. Kadının aydınlanması, bilinçlenmesi, hayatın her alanında sesinin ve sözünün duyulması erkeğin iktidarı açısından sarsıcıdır. Çocukların yasal güvenceler altında iradesiyle yaşaması gerekiyor. Kadın bilincine sahip olan herkesin bunun mutlaka karşısında durması gerekir. Çünkü bu kadını yok sayan aslında bir bütün olarak insani değerleri de yok sayarak oluşturulmuş bir mekanizma. Dolayısıyla bu mekanizmaya karşı mutlaka ve mutlaka sokakta mücadele etmek gerekiyor.


Son Haberler

Özgür Gelecek yeni sayısı çıktı!

ozgur gelecek 157 1

Alt Menü